10/7/2009 - Gönlümün Dikenli Gülü/Özdemir ASAF. |
Yüzümde hüzünden gölgeler varsa,,,, O hüzün yüzündendir olsa olsa,,,
Bilmiyorum, bu yaşamın çoğu yaşanmamışsa, Yaşanmadığı okunur, şimdi, daldımsa,,,,
Özledikçe yalnız durup/susup baktımsa, Sorulacakken nedeni nasıl sormadımsa,,
Geldiğini umudumla umudla umdumsa,, Geleceğini görüyor/biliyordum, anlattımsa,,
O geçip/gitti 'ora'sına, ben göremedim, baktıysa,,, Derim ki şimdi, bir daha gelse/de, sorsa,,
Sözümle, yüzümle, gözümle dedim, duysa,, Bense buramda onu bekledim oysa,,,,
Yüzümde hüzünden gölgeler kaldıysa,,, İçimde örülen duvardan düşmüştür, çatladıysa,,,
Özdemir Asaf |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
2/7/2009 - We should have remained as children in deed...Biz çocuk kalmalıy |
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında üç taş üç cam olmalıydı hayat en büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı ve en büyük acımız öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı
biz hep çocuk kalmalıydık aslında büyümeye özenmeliydik, büyümeden insan dediğin yürüdükçe yorulan yoruldukça yanılan yanıldıkça ağlayan bir taş değilmi? çözmesi zor değil sen ansın, yaşanan zaman. Erhan Güleryüz
we should have remained as children in deed life should have been the ninen small stones only our biggest fight should have started for sake of a soda lid and deepest pain should have been our schoolteacher's departure to another city.
we should've remained children in deed we should've kept trying to grow old without getting any older
what is human after all ? it is what gets tired as he walks, what gets mistaken as he get tired.. isn't it what cries as he gets mistaken
this is not hard to solve you are a moment, the time undergone. Erhan Güleryüz |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
29/6/2009 - Bir Kuş Ol,Uç Yüreğim,Haydi...! |
Dönermi giden geri,
Hangi giden dönmüş ki,
Ya da hangi dönen kalanı bıraktığı yerde bulmuş ki
Bir defa sunulur aşk insana
Ya kazanırsın tüm yüreğinle aşarak engelleri,
Ya da kaybedersin!
Gözlerinde ebedi karanlık,
Yüreğinde sessiz hıçkırıklar,
Dost edinirsin karanlık geceleri…
Hadi yüreğim sıyrıl tüm geçmişten,
Yeni bir sayfa açmalısın belki,
Hep dediğin gibi,
Ama bir türlü yapamadığın!
Nağmelere eşlik etme,
Bırak aşıklar eşlik etsin artık
Sen al yüreğini ve çık enginlere
Geride kalan neylesin ruhsuz bedeni…
Biliyorsun sen gözyaşlarının elmas kadar değerini,
Hep lüzumsuz harcadın beklide o değeri,
Kurtarma zamanı artık bu yüreği,
Sen seni kurtar bi !
Gerisi bir martı kanadında özgür ve ebedi
O bir avuç toprakta dirilme vakti…
Bir kuş ol uç yüreğim,
Haydi! |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
8/6/2009 - ...Ve yollarında örmüştüm saçlarımı İstanbul! |

Kırışık çığıltılar,devrik bestelerin takırtısı kök salmıştı çamurumda Tabutumun diz çöktüğü yabani yol, ahdimin yılgınlığıydı. Ve Sen İstanbul! Köprü köprü , kemer kemer yürüyordun kanı deli ırgat çocukluğuma Demir attın bana İstanbul, kemirdin slogansı kalabalıklığımı… Plastik umut salgılayan oyuncaklar savaştırılıyordu avucumda Ve sen İstanbul! Sıyrılıp hışmından ana kucağı gibi filizleniyordun bağrımda. Aşka vedaların önüne geçip yalan harfleri bir bir idam etmek yürek davalarında Kapı tokmağına destansı sevdaların mührünü vurmak; günahlarımdan arınmak adına. Ve gürlemek, velud göğsüne yaslanan siyah çelenkli , hayın bakışlara Yağız duvaklı korkularına çığ gibi kükretebilmek kahrımı! Sebebimdir İstanbul bunca yangının onca hıçkırığı… Ve Sen! Körpe yumruğumla gömüldüğüm Vefa’msın. Ölümü deşip diri surlarını giyindiğim diyârsın! Yalın ayak , kirpiklerinde süründüğüm ân , beni anlarsın Teneffüssüz kalır hüznüm İstanbul! Ya Bâb-ı Kız Kulesi’nde prangaladığım sırrım… Ketum hasretimin yıldırımlarını rahminde taşır mısın?… Ağlarsan , göz yaşlarını yüreğime damıtır mısın İstanbul! Ve bir ah… Gül-diken mahkemesinde mihribanî dudaklarımdan bengisu fışkırtabilsem Mahbes yokuşlara,maskeli suretlere utancı tükürsem ve mâbed diyarına göçsem O diyar “Sen” olsan; dingin, iffetli nağmelerinin hıfzında tütsem… Ve sen gitmesen benden İstanbul! Gitme Sen… Senle yaşayıp, senle ölmeye, senle “gül” bitmeye hükümlüyüm ben! Ve yollarında örmüştüm saçlarımı İstanbul! Mahşere saklamıştım sancılarımı… Bırakma beni… Ne olur “gitme!”de… Hatice Algın |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
6/6/2009 - Farkında mısın...? |
Farkında mısın, Değilsin kendi bahçende. Kendinden değil, Kendini bu kendin sanışın.
Özdemir Asaf. ~ Uçurumun kenarındayım Hızır , Bir dilber kal'asının burcunda , Muhteşem belaya nazır , Topuklarım boşluğun avucunda Koca yâr adım çağırır Kaldım parmaklarımın ucunda , Bir gamzelik rüzgar yetecek , Ha itti beni ha itecek ... |
| • 2 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
21/5/2009 - İyi ki Var(mı)sın?! |
Dokunulmamış denizlerdeki balıklar gibi sonsuza dek kalbimde, özgürce yüzebilirsin dost ya da sevgili, iyi ki varsın
Dipsiz göklerin varılmamış yıldızları gibi sonsuza dek ruhumu, aydınlatabilirsin dost ya da sevgili, iyi ki varsın
Allah'ın günahsız melekleri gibi sonsuza dek ellerimden tutabilirsin dost ya da sevgili, iyi ki varsın...
 |
| • 2 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
1/5/2009 - Sus/tum... |

Tam sevdamı haykıracaktım ki O sana has an geldi... Sustum.
Tam sevdamın üstüne yüreğimi Zaptetmeyip salacaktım ki Ne yüreğim ne sevdam Bende değil...
Yine Sustum.
Dostlar âââ??haydi tam sırası haykırâ? dediler, Düşündüm uzun süre..
Şimdi kendi rızamla...
Sustum.
İbrahim Ethem Bingül 
|
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
|